.: Bu gün 24.10.2017 15:24:09   .:
Giriş Sayfası Yap Favorilere Ekle Tavsiye Gonder  

 
 
 
 
 


SOVYETLER BİRLİĞİ

 

       Anasayfa

 

 

 


SOVYETLER BİRLİĞİ



Yüzölçümü : 22.299.900 km²



Nüfus : 290.939.000



Başkent : Moskova



Önemli Şehirler : Moskova, Leningrad, Kiev, Minsk, Bakü, Batum, Vilna, Riga, Tallin, Taşkent, Kişinev, Tiflis, Erivan, Alma Ata, Duşanbe, Frunze, Askaba, Sivastopol, Vladivostok, Odesa, Kaliningrad, Stalingrad, Smolensk, Kuybişef, Smolensk, Kazan.



Yeri : Kuzeyinde Baltık ve Kuzey Buz Denizleri, güneyinde Karadeniz vardır.



TRANS-SİBİRYA DEMİRYOLU (1891-1905 Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği)



Trans-Sibirya trenleri, 1904 yılında Fedor Shekhtel’in tasarladığı; tuhaf, sivri çatılı bir peri ülkesine girişini andıran Art Nouveau yapı Yarolslavl İstasyonu'ndan çıkıyor. Diğer uçta, uzun süre yabancı ziyaretçiler Vladivostok'a giremiyor, yolculuklarını 80 km kuzeydeki Nakhodka'da bitirmek zorunda kalıyordu.



1960'larda Sovyetler Birliği'nde seyahat eden seçkin yazar Laurens van der Post'un belirttiğine göre, Sovyetler Birliği ve Japonya dışında dünyanın her yerinde demiryolları gözden düşüyordu. Buralarda tren sadece hayati ulaşım yolu olmakla kalmayıp bir düş unsuru olmaya devam etti.

Sovyetler Birliği'nde Trans-Sibirya diye bilinen Büyük Sibirya Demiryolu'nun bir 'harika' olarak görülmesi şaşırtıcı değil. 1891-1905 yılları arasında yapılan Trans-Sibirya, dünyanın bugün hâlâ işleyen en uzun demiryolu. Japon Denizi'nde Moskova ile Vladivostok arasındaki tek ray, 4.608 mil (7.416 km) uzunluğundaydı. Sonradan ikinci bir ray daha eklendi. Moskova ve Vladivostok uçlarında yol çalışmalarına başlandı. Batı yakası 1898'de Irkutsk'a ulaştı. Bu noktada yolcular, İngiltere'de yapılıp parçalar halinde Sibirya'ya gönderilen 4.267 tonluk buz kıran bir gemiyle Baykal Gölü'nün karşısına -uzun Sibirya kışlarında donar- 65 km taşınırdı. Feribot seferini kesmek için gölün güney kısmına sonradan demiryolu döşendi. 100 yıl önce at arabasıyla üç ay süren yolculuk, önce iki, sonra da bir haftaya indirilmiş oldu. Taishet'ten Komsomolsk arasına 3.621 km uzunluğunda yeni bir demiryolu yapıldı. Stratejik nedenlerden dolayı burası Trans-Sibirya'nın kuzeyine Çin sınırının ötesine gidiyor.

Tren sekiz zaman diliminden geçiyor ve doğu yakasında Moskova saatinden yedi saat ileride olsa da, tren saatleri Moskova'ya göre ayarlanıyor. Tren, nehirler, dağlar, kışın karlı düzlükler, göller, mısır tarlaları, köyler, kubbeli kiliseler ve çoğu tren istasyonları etrafında kurulan kasabalardan geçiyor.

Raylar alışılmışın dışında, 5 metre genişliğinde. İlk zamanlarda kadınlar, sigara içenler ve ruhban sınıfı için ayrı kompartımanlar vardı. Bugün kompartımanların çoğu 1940'ların stilinde, yataklı vagon ile bütün gün açık olan yemekli vagon dışında en sonda rota üzerindeki köy ve kasabalardan insanların alışveriş yaptığı mağaza vagonu bulunuyor. Tren, Moskova’dan başlayarak, Volga Nehri'nden geçiyor. Güneydoğu'da Moskova'dan 1.770 km uzaklıktaki Ural Dağları'na yöneliyor. Avrupa'dan geçip Asya'ya ilerliyor. Ural’daki endüstri şehri Sverdlovsk'tan Omsk ve Novosibirsk'e gidiyor. Kargo gemilerinin geçtiği Ob Nehrin’den Yenisey'deki Krasnoyarsk’a daha sonra Baykal Gölü'nün güneyindeki yüksek dağları ve Gobi Çölü'nü aşıp Khabarovsk ve Vladivostok'a varıyor.



GREAT PALACE (1714 Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği)



Finlandiya Körfezi'nin kıyısında, Leningrad'ın 29 km batısında.



Çar Peter, yeni başkenti St. Petersburg'u (sonradan Leningrad adını aldı) 1703'te kurdu. Enerjik ve azimli Batılı meraklısı olarak, şehrin dışında bir Versailles yaratma işine koyuldu. Planı kendisi çizip su yolları açmak için, bir ordu asker ve köylüye kanallar kazdırdı. Bu, saniyede 34.095 litre demekti. 21 hektarlık parkta, hiç beklenmedik bir anda ziyaretçileri ıslatmak niyetiyle yapılan bir dolu çeşme var. Bunlar iki yanı tanrı heykelleriyle süslü yedi basamakta yükseliyor. Bir kaya üzerindeki geniş havuzda, 'Eski Ahit' kahramanı Samson'un bir aslanın çenesini zorlayan heykeli yer alıyor. Aslanın ağzındaki fıskiyeden çıkan su, 20 metreye kadar yükseliyor. Etrafındaki yunus figürleri, su perileri, 1709'da İsveç'in aslanını Poltava'da yenilgiye uğratıldığı St. Samson Günü'nü temsilen bir su şöleni yaşatıyor.

Saray ve Peterhof taki park -bugünkü adı Petrodvorets (Peter'in Yeri)- II. Dünya Savaşı'nda ciddi hasar gördü ve 1945'te harika bir şekilde restore edildi. Hemen arkasında, Leningrad'ın bulunduğu Baltık Denizi'nin kolundaki Finlandiya Körfezi'ne bakan Great Palace yer alıyor. 1714'te Çar Peter için yapımına başlanan saray, kızı İmparatoriçe Elizabeth için büyütülüp değiştirildi. Sonraki çar ve çariçelerin isteği yönünde değişiklikler yapıldı. Bunlardan biri, arasının bozuk olduğu kocası III. Peter'i bir darbeyle tahttan uzaklaştırıp yerine geçen Büyük Catherine.

Çar Peter'in Great Palace yapım aşamasındayken yaşadığı Körfez kıyısındaki meşe panolu bürosuna Monsplaisir da dahildi. 1722'de yapımı tamamlandı ancak İmparatoriçe Elizabeth için sonradan genişletildi. Ünlü Lacquer Odası'nda asılı siyah plan üzerine altın vernikli papier-mache tabaklar, Çin tarihinden sahneleri canlandırıyordu. Peter'in zamanında, çarın misafirleri için çeşitli kurallar vardı.

Misafirler binici çizmeleriyle yatağa giremiyordu. Peter için de inşa edilen inziva yeri, üst kattaki yemek köşkü. Masanın bir bölümü, hizmetlilerin temizleyip kurması için yere kadar iniyordu.



KREMLİN SARAYI (1475 Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği)

Rusya’nın başkenti Moskova’dadır.

Kendinde ilk kez tüm Rusların çarı olduğunu ilan etme cüretini bulan Korkunç Ivan, 1547’de Moskova'daki Kremlin Sarayı'nda taç giydi. Eski Rus kentlerinin birçoğunda bir kremlin ya da kale bulunur. Ancak o andan itibaren Moskova'daki hisar Kremlin idi. 12. yüzyılda Moskova kurulup büyüdükten sonra merkezin etrafını kale çevreliyordu. Üçgen şeklindeki şehir Moskova Nehri'nin yanında 28 hektarlık bir alanı kaplıyor. İçinde çarların sarayları ile kiliseler yer alıyor. 1917’deki ihtilalden sonra Kremlin, Sovyet devletinin üssü oldu. Duvarlar, 15. yüzyılda yeni baştan tuğladan örüldü. 18.3 metre yüksekliğinde ve aralarda, kapısının üzerinde çadır şeklinde çan kulesi olan 20 kulenin bulunduğu duvar 1.6 km uzunluğunda.



Ana giriş, Kızıl Meydan'a bakan Spassky Kapısı. Büyük Ivan'ın 81 metre yüksekliğindeki çan kulesi, 1600'de Çar Boris Gudunov tararından tamamlandı. Bir gözcü kulesinden, 32 km ilerisi görülüyor. Hemen ayağında, 1730'larda canavar Çar Kolokol'un aldığı dünyanın 203 tonluk en büyük çanı yer alıyor. Yine yakında, diğer bir canavarın, Çar Cannon'un aldığı 89 cm çapında, 40.6 tonluk çan gizli. Çan hiçbir zaman çalınmadı ve top hiç ateşlenmedi. 15. yüzyılın sonlarında III. Ivan, Üçüncü Roma'nın başkenti olmak üzere Kremlin'i tekrar inşa etmesi için İtalyan mimarları işe aldı.



1491 'de tamamlanan ve görkemli bir Rönesans taht salonu olan Granovitaya Palata, bugün hâlâ çeşitli toplantılar için açılıyor. 1470'lerde yapılan Assumption Katedralinde çarlar taç giyerdi. Ana girişin yakınında, Korkunç Ivan'ın 1551'de yapılan ceviz oyması tacı sergileniyor. 1560'larda yeniden inşa edilen Annunciation Katedrali'ne, tüm tavanı yaldızlı olduğu için, "altın-kubbeli" denirdi. Çarların yakıldığı St. Michael Katedrali, İtalyan Rönesans etkisindeki Rus tarzında. Her üç kilise de freskler ve ikonlarla dolu ve civarda pek fazla kilise yok. Yüksek Sovyetler'in de buluşma noktası olan muhteşem Kremlin Sarayı'nın yapımı 1849'da sona erdi.



Buradan, çarın 17. yüzyıldan kalma Terem Sarayı'ndaki özel dairelerine giriş var. Kraliyet ailesinin hazinesi, silah deposunda sergileniyor. Bunlar arasında, silahlar, zırhlar, muhteşem taçlar mücevherler, giysiler, at arabaları ve Faberge Paskalya yumurtaları bulunuyor. 1650'den kalma Rus Ortodoks Kilisesi Patriklerinin Sarayı bugün 17. yüzyıl Rus sanat ve kültürünün sergilendiği bir müze. Kremlin'in içinde, 1961 yılında yapılan ve parti konferansları için kullanılan bir salon da yer alıyor. Diğer binalardan uzak kalmak için özellikle zeminin altına yapılmış. Kızıl Meydan'ın hemen dışında, ölümünden sonra mumyasının sergilendiği Lenin'in mozolesi var. Stalin ise 1953'ten 1961'e kadar burada sergilenmişti. Muhteşem soğan kubbeli St. Basil Katedrali de bu meydanda. Korkunç Ivan'ın 1550'lerde yapılmasını emrettiği yapı, o günden bugüne Rusya'nın sembolü olmuştur





 


 


Sponsor bağlantılar, Ev Arkadaşı Ara, Şirket Ara

SOHBET EKART FIKRA OYUN GÜZEL SÖZLER

umutdolu.net © Copyright 2017 Web Design