.: Bu gün 23.07.2014 16:56:16   .:
Giriş Sayfası Yap Favorilere Ekle Tavsiye Gonder  

 
 
 

 SAĞLIKLA İLGİLİ MAKALE VE AÇIKLAMALAR (KİŞİSEL SAĞLIK)

 

PANİK ATAK

SAĞLIK KONULARI

 Arpacık Hastalığı
 Astım Hastalığı
 Bademcik İltihabı
 Bel Ağrısı(Bel Fıtığı)
 Boyun Ağrısı Tutulması
 Böbrek Taşları
 Cinsel Yolla Bulaşan Hst.
 Depresyon
 Doğum Kontrol Yöntemleri
 Egzama Hastalığı
 Erken Boşalma
 Hemoroid (Basur)
 İdrar Kaçırmak
 Kabızlık Hastalığı
 Kadınlarda Üreme Sorunu
 Kemik Erimesi Osteoporoz
 Kıl Dönmesi
 Kısırlık
 Kireçlenme
 Kürtaj
 Mantar Hastalıkları
 Meme-Göğüs Kanseri
 Menopoz Hastalığı
 Mide Ekşimesi Gastrit
 Migren  Baş Ağrısı
 Mutlu Cinsel İlişki
 Nezle (Saman Nezlesi)
 Omuz Ağrısı Serteşmesi
 Panik Atak
 Parkinson Hastalığı
 Prostat Kanseri
 Saç Dökülmesinin Nedenleri
 Sedef Hastalığı
 Sinüzit Hastalığı
 Sivilce - Siyah Noktalar
 Siyatik
 Yumurtalık Kanseri
 Zatürre


 

 

PANİK ATAK NEDİR ?

 

İnsanların yaşamlarını devam ettirmeleri, tehlikeli durumlardan korunmaları açısından anksiyete ve stres oldukça önemlidir. Anksiyete kısaca kaygı veya bunaltı olarak tarif edilebilir. Anksiyeteli kişi sıkıntılı ve heyecanlıdır, aniden kötü bir haber alacak veya kötü bir şey olacakmış gibi hissedebilir. Bu ruhsal belirtilere çarpıntı, nefes darlığı, terleme, titreme gibi bedensel belirtiler de eşlik edebilir.
Anksiyete normalde tehlikeli durumlarda kişinin kendisini korumasına yardımcıdır ve belirli hedeflere ulaşmak için zorlayıcı olmaktadır. Tehlikenin algılanması ile döğüş ya da kaç ilkesi uygulanır. Örneğin ısırmak amacıyla üzerine koşarak gelen bir köpeği gören kişide ilk tepki köpekten kaçmaktır. Köpeğin saldırısı tehlikelidir, bu saldırıya duyarsız kalmak kişinin yaralanmasına sebep olur. Bu tehlikeyi sezerek korkmak kişinin kendisini koruma mekanizmalarını harekete geçirmek açısından önemlidir. Benzer şekilde sınava girme kaygısı sayesinde sınavlara daha iyi hazırlanılır. İşinde başarısız olma kaygısı olan kişiler işini daha dikkatli yaparlar.
Sağlıklı kişilerde korku ve kaygının nedeni bellidir. Hastalık durumunda ise nedensiz korku ve kaygı duyulur. Hastalık düzeyinde kaygı tek başına olabilir ve bu anksiyete bozukluğu olarak adlandırılır veya depresyon, alkol-madde bağımlılığı, tiroid bezi hastalıkları gibi çeşitli bedensel ve ruhsal hastalıklara eşlik edebilir.
Kişinin yaşamı boyunca anksiyete bozukluğu geçirme oranı % 25 dolayındadır. Çoğu kişi bu hastalığı doktora başvurmadan kendi başına atlatmaya çalıştığı için psikiyatriye başvuranların sayısı oldukça düşüktür.

Ansiyete bozuklukları çeşitlidir:
Panik bozukluğu
Yaygın anksiyete bozukluğu
Sosyal fobi ve diğer fobiler
Obsesif kompulsif bozukluk
Travma sonrası stres bozukluğu
 

1.PANİK BOZUKLUĞU (PANİK ATAK)
Anksiyete belirtileri ataklar halinde gelir. Ataklar genelde 15-30 dakika kadar sürer. Atakların sıklığı ve şiddeti tanı açısından önemlidir. Panik atağın ne zaman geleceği bilinmez ve bu da kişilerin kaygısını artıran sosyal uyumunu bozan en önemli etmenlerden biridir.

Genelde gençlik döneminde ortaya çıkar. Gerçek nedeni bilinememektedir, ancak sıklıkla stres yaratan önemli yaşam olayları ile ilişkisi vardır (okulu bitirmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak, yeni bir işe başlamak, yakınını kaybetmek, ağır hastalık geçirmek gibi).

Panik atağı sırasında aşağıdaki belirtilerden en az dördü bir arada bulunmalıdır:

Çarpıntı
Terleme
Nefes darlığı, boğuluyormuş gibi hissetme
Titreme
Baş dönmesi
Bulantı
Yaşadıklarının gerçek olmadığı hissi
Ateş basması veya üşüme hissi
Bedeni uyuşuyormuş gibi hissetme
Göğüs ağrısı
Ölüm korkusu
Aklını yitirme veya çıldırma korkusu
Panik ataklarda yukarıdaki belirtiler yanında aşağıdaki özellikler de önemlidir:

Ataklar genelde aniden ortaya çıkar, atak ortaya çıktığında bunu durduracak bir yol yoktur.
Kaygının şiddeti ile yaşanılan durum arasında genelde bağlantı yoktur.
Atak genelde birkaç dakikada geçer, ancak bazen daha uzun süre devam eden ataklar olabilir.
Atakların sıklığı kişiye göre değişir, ayda bir iki tane olabileceği gibi bazılarında hemen her gün görülebilir veya sık tekrarlayan ataklardan sonra uzun bir süre atak görülmeyebilir. Panik ataklarının ortaya çıkışı belli bir nedene bağlı olabilir veya nedensiz olarak kendiliğinden ortaya çıkabilir. Sadece baş dönmesi ve çarpıntı belirtileri ortaya çıkıyorsa sınırlı belirtileri olan ataktan bahsedilir. Sınırlı belirtileri olan ataklar iyileşme sürecinde olabileceği gibi ağır atakların öncü belirtileri de olabilir. Panik ataklar panik bozukluğunda görülmesinin yanında fobiler ve travma sonrası stres bozukluğunda olduğu gibi diğer anksiyete bozukluklarında da görülebilir.

Ruhsal belirtilere bedensel belirtilerde eşlik ettiği için hastalar genelde bedensel sorun olduğunu düşünür ve öncelikle başka branştan hekimlere başvururlar. Yaşadıklarının ruhsal bir sorun olabileceğini akıllarına getirmezler veya kabul etmek istemezler.

Panik atakları genelde tehlikeli değildir, ancak kişi kontrolünü yitirdiği duygusuna kapıldığı için tedirgindir. Tedavi edilmediği taktirde ciddi sonuçlar doğurabilir. Panik atağı geçirmiş kişilerin en büyük korkusu aynı şeyi tekrar yaşamaktır. Bu nedenle panik yaratan durumdan uzak durmaya çalışırlar sonuçta fobiler ortaya çıkabilir. Bunların içinde en önemlisi agorafobidir (açık alan korkusu). Kişiler dışarıya çıktığında panik yaşayacağı korkusu ile evde kalmayı tercih eder ve bir süre sonra hiç sokağa çıkamaz olabilir. Bu durumda yaşam kalitesi düşer, sosyal aktiviteler ve hobiler için harcanan zaman azalır, kişi kendisini hasta ve diğer kişilere bağımlı hissetmeye başlar, yalnız başına evde duramaz veya sokağa çıkamaz, çalışamaz veya işine gidemez duruma gelebilir. Hastalar panik ataklar sırasında sıklıkla acil servislere başvururlar. Zamanla depresyon, alkol-madde bağımlılığı ve intihar görülebilir.

Aslında bütün bunların olmaması için bir an önce doktora başvurmak önemlidir. Sonuçta panik bozukluğu uygun ilaç tedavisi ile kolayca tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır.

PANİK ATAKLARI NEDEN OLUR?

Gerçek neden bilinememektedir. Neden olan faktörler kısaca biyopsikososyal olarak ifade edilebilir. Bu konuda çeşitli teoriler vardır. Bazı araştırmacılar beynin temporal lobunun işlev bozukluğu veya hastalığın öğrenme yolu ile geliştirilmiş olduğunu ileri sürmektedir. Bazı araştırmalarda ise beyinde nörotransmitter (haberci) dediğimiz maddelerin düzenlenmesi ve işlevlerinde bozukluk olduğu öne sürülmektedir.
Stresli yaşam olayları panik atakların ortaya çıkışını tetiklemektedir. Yakın dönemde kayıp yaşamış veya yakınlarından, işinden veya bulunduğu çevreden ayrılmış kişilerde yaşamlarındaki bu değişikliklerle panik ataklarının başlangıcı arasında ilişki olduğu gösterilmiştir. Araştırmacılara göre stresli yaşam olayı kişinin direncini düşürmekte ve bu dönem hastalığın ortaya çıkışını kolaylaştırmaktadır.

Ailesel yatkınlık vardır. Panik hastalarının yakınlarında panik ataklar ve depresyon gibi başka ruhsal bozukluklar sıktır. Hastalık genelde 25 yaşından önce başlar. Kadınlarda erkeklere göre iki kat daha fazladır. Çocuklarda da görülebilmektedir.

Kafeinli gıdalar ve kokain gibi uyarıcılar atağı ortaya çıkarmaktadır.

Panik ataklar panik bozukluğunda olduğu gibi tek başına ortaya çıkabildiği gibi kalp hastalıkları, solunum yolu ve endokrin hastalıklar gibi çeşitli bedensel hastalıklara da eşlik edebilir veya alkol madde bağımlılığı ile birlikte görülebilir.

PANİK BOZUKLUĞU VE PANİK ATAKLAR NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Yapılan araştırmalar panik atak geçiren kişilerin psikiyatriye başvurmadan önce ortalama 10 ayrı doktora başvurduğunu göstermiştir. Bu hastaların panik atağı geçirdiği genelde anlaşılamamakta ve bu nedenle yanlış tanı ve tedavi sık olmaktadır. Panik ataklar sıklıkla kalp krizi ile karıştırılmaktadır. Bu hastalar atak sırasında sıklıkla “kalp krizi geçiriyorum” kaygısı ile acil servise başvururlar. Aynı şekilde ataklar kalp hastalığı ile karıştırılıp buna yönelik tedavi başlanabilmektedir.

Bu nedenle doğru tanı konması önemlidir. Doğru tanı koyabilmek için ayrıntılı fizik muayene, ruhsal muayene yapılmalı, nörolojik, endokrin, kalp ve solunum sistemi hastalıkları araştırılmalıdır. Bedensel bir hastalığın ortaya çıkması panik atak olmadığını göstermez. Bazı bedensel hastalıklara panik ataklar da eşlik ediyor olabilir. Bu durumda yine panik atakları önlemeye yönelik tedavi başlanmalıdır.

Panik bozukluğunun en uygun tedavisi ilaç kullanımının yanında bilişsel ve davranışçı terapi tekniklerinin kullanılmasıdır. Gevşeme egzersizlerinin de hastaya öğretilmesi faydalı olabilir. Panik atakları sırasında ilaç kullanımının pek faydası olmaz. Uygun doz ve uygun süre ilaç kullanımı ile atakların tekrarlaması önlenir. Yine diğer terapi yöntemlerinde amaç atakların tekrarını önlemektir.

Panik atağını uyaran gıdalardan uzak durulması, uyku ve yeme alışkanlıklarının düzenlenmesi atakları önlemeye yardımcıdır.

rahatsızlığını düşündürdüğünden, ilk başvuruların genellikle hastanelerin acil servislerine ya da kalp hastalıkları uzmanlarına yapıldığı, toplumda görülme sıklığının %5''lere ulaştığı tahmin edilen önemli bir rahatsızlıktır.Hastalığın bir kalp rahatsızlığı değil, psikiyatrik bir rahatsızlık olduğunun anlaşılması, uzun bir zaman alabilmekte, bu durum zaman ve para kayıplarına neden olabildiği gibi, tedavinin uzamasına ve gecikmesine de neden olmaktadır.Hem tanı öncesi harcama ve maliyetleri, hem de tedavi sürecindeki giderler ile iş kayıplarından ortaya çıkan maliyetler düşünüldüğünde, büyük ekonomik kayıpların söz konusu olduğu görülür.Sadece parasal maliyetleri nedeniyle değil, hastanın ve ailesinin günlük yaşamını, moral yaşamını da çok olumsuz bir şekilde etkilediği, yaşam kalitesini düşürdüğü ve genel yaşam doyumlarını yokettiği için önemli bir sorundur.

PANİK BOZUKLUĞU NEDİR ?

Herhangi bir neden yokken, ani olarak, beklenmedik bir anda ve yerde ortaya çıkan ve "panik atağı" olarak adlandırılan yineleyici yaşantılarla kendini gösteren bir hastalıktır.
Bir panik atağı yaşantısında aşağıdaki belirtilerin en az dördü görülür:

Fizyolojik Belirtiler :
Göğüs ağrısı ve göğüste sıkışma hissi
Çarpıntı
Nefes alamama, boğulacakmış gibi olma hissi
Terleme
Bulantı ya da karın ağrısı
Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş, bayılacakmış gibi olma
Titreme
Vücutta uyuşma ve karıncalanmalar
Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları
Kendini ve çevreyi algılamada gariplik
Düşünsel-Zihinsel Belirtiler :

Hastada ortaya çıkan fizyolojik belirtilere;
Ölüm korkusu
Felç olma korkusu
Kontrolünü kaybetme ya da delirme korkusu
gibi şiddetli korkular yanında, yeni atakların geleceğine ilişkin bir beklenti eşlik eder.

Bu tablonun ortaya koyduğu psikiyatrik rahatsızlığa panik bozukluğu, bu rahatsızlığı betimleyen belirtilerin görünümüne de panik atağı diyoruz. Yukarıdaki belirtilerden 4''den daha azı görülmesi halinda ''kısıtlı belirtili atak'' olarak adlandırılıyor.

Panik atak yaşantıları, fobilerin de içinde yer aldığı anksiyete bozukluklarında, hipertroid, guatr, bazı kalp rahatsızlıkları, astım, diabet, epilepsi gibi bazı fiziksel hastalıklarla birlikte de görülebilmektedir. Alkol, uyuşturucu ve bazı uyarıcı ilaçların alımında da panik atakları ortaya çıkabilir.

Bu belirtiler beklenmedik bir anda ortaya çıkar ve 5-10 dakika içinde en yoğun düzeylerine ulaşır. Çoğunlukla 10-15 dakika kadar süren ataklar, bazen yarım saat kadar, nadiren de 1 saatten daha fazla sürebilir. Ilk kez panik atak belirtileri ile karşılaşan kişi, bir kalp krizi geçirmekte olduğu korkusuyla ya bir hastanenin acil servisine ya da bir kalp hastalıkları uzmanına başvurur. Yapılan tetkiklerde herhangi bir tıbbi bulguya rastlanmaz. Hasataya rahatlatıcı bir iğne yapılarak ve önemli bir şeyi olmadığı, biraz dinlenirse bir şeyi kalmayacağı söylenerek evine geri gönderilir.

Hastalar, ilk tetkiklerde, nadiren, rahatsızlığının nedenlerinin psikolojik olabileceği söylenerek, bir psikiyatriste yönlendirilir. Rahatlamış bir vaziyette evine dönen hasta, ikinci bir atakla karşılaştığında daha büyük bir korkuya kapılarak, yine acil servisin yolunu tutar. Yeni tetkikler ve yeni tedavi önerilerini yinelenen panik atakları izler.

Hastanın anlamlandırmakta güçlük çaktiği bu süreç içerisinde, hastanın ailesinde ve çevresinde hastaya karşı tepkiler de oluşabilir. Hastanın şikayetlerinin gerçek değil de, hastanın kaprisleri olduğuna dair kuşkular ortaya çıkabilir. Güçlenerek yinelenen ataklar sonucunda, hastanın gerginliği ve huzursuzluğu artar ve ataklar arasındaki beklenti ankisiyeti güçlenerek gelişir. Beklenti anksiyetisi güçlendikçe, ataklarda ortaya çıkan korkularının şiddeti de artar.

Panik atakların ortaya çıkma sıklığı, panik atak belirtilerinin etkili olduğu süre ve şiddeti kişiden kişiye değişir. Sıklıkla, haftada ortalama bir atak görülebilir. Bazı kişilerde de, bir panik atak yaşantısından sonra, bir ya da bir kaç ay boyunca başka bir atak görülmeyebilir. Panik atakların ortaya çıkış şekli kronik fakat, inişli çıkışlıdır.

Hiç beklenmedik zamanlarda ve yerlerde ani olarak ortaya çıkan ataklar ve giderek güçlenen atak beklentisi nedeniyle hastanın davranışlarında ve günlük alışkanlıklarında bazı değişiklikler ortaya çıkar.

PANIK ATAKLARA KARŞI ALINAN ÖNLEMLER :

Panik atak yaşantılarında, fizyolojik ve düşünsel belirtilerin yanında davranışsal belirtiler de ortaya çıkar.Bazı hastalar, evde yalnız kaldıklarında ya da yalnız başlarına sokağa çıktıklarında başlarına geleceklere ilişkin olumsuz düşünceler ve korkular geliştirdiklerinden, bu tür durumlara karşı çeşitli önlemler alırlar. Hastaların aldıkları bu önlemlerin bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Işe gitmemek, evden çıkmamak.
Ev işi, spor, gezi, yürüyüş, seks, namaz gibi efor gerektiren etkinliklerden vazgeçmek.
Atak sırasında bayılma, ölme ve fenalaşma halinde olacaklar için önlem almak:
Etek yerine pantolon giyme (Bacakları görülmesin diye),
Yanında fazla para bulundurmama,
Takı takmama (çalınmasın diye).
Ataklara neden olduğuna inandıkları şeyleri yiyip içmemek. Çay, kahve, kola, alkol,vb.)
Atakları önlemek için gereğinden fazla yemek yemek.
Evden çıkarken alkol, madde, ilaç kullanmak.
Ataklar sırasında gerekli olabilecek ya da takları önleyeceğini düşündükleri şeyleri yanında taşımak:
Su, alkol, ilaç, bisküvi, şeker, kolanya vb.
Kendi evinin, eşinin adres ve telefonları,
Doktorun adres ve telefonu,
Atak sırasında yardım alabilmek için;
Bütün günü hastahane bahçesinde geçirmek,
Güzergahını hekim, acil servis ve eczane bulunan yerlerden seçmek
Kontrol kaybı ve çıldırmaya karşı;
Evdeki bıçakları kilit altında tutmak
Çocuklardan uzak durmak
Balkon kapısını, dış kapıyı kilitli tutmak
İntihar riskine karşı, ilaç, çamaşır suyu, vb. tehlikeli maddeleri kilit altında tutmak
Hastaların aldıkları önlemler konusunda, ilk panik atakların geçirildiği yer, ortam ve durumlar belirleyici olmaktadır.

GÖRÜLME SIKLIĞI ve ORANLAR :

Panik ataklar ve panik bozukluğu her yaşta görülebilir. En sık, 20-30 yaşlarında başlar. İlerleyen yaşlarda görülme sıklığı azalır. Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 3 kat daha sık görülür. Panik bozukluğu tanısı konmuş hastaların %80''i kadındır. Kırsal bölgelerde nadiren görülürken, kentlerde görülme sıklığı giderek artmaktadır. Evli kişilerde bekarlardan daha az rastlanmaktadır. Dul ve boşanmış kişilerde ise, evlilere oranla yaklaşık 4-5 kat daha sık rastlanmaktadır. Değişik çalışmalarda panik bozukluğunun yaşam boyu yaygınlığı 1,5-3,5 olarak saptanmasına karşılık giderek arttığı bilinmektedir. Değişik hastalıklara ve durumlara bağlı olarak ortaya çıkan panik ataklar ve sınırlı belirtili panik atakların görülme sıklığının %15-20''lerde olduğu düşünülmektedir. yani toplumumuzun yaklaşık %25''inin panik bozukluğu ya da panik ataklarla karşılaştığı kabul edilmektedir.

Aşağıdaki tabloda panik atakların ortaya çıktığı diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla, diğer tıbbi ve genel durumların bir listesi verilmiştir.
 

Panik atak yaşantılarının görüldüğü
diğer psikiyatrik rahatsızlıklar :

Diğer Anksiyete Bozuklukları : Akut stres bozukluğu, Posttravmatik stres bozukluğu, Özgül (basit) fobiler , Sosyal fobi, Genelleşmiş (yaygın) anksiyete bozukluğu, Agorafobi, Obsesif-kompülsif bozukluk, Ayrılık anksiyetesi bozukluğu, Duygudurum Bozuklukları, Anksiyeteli depresyon
Psikotik Bozukluklar, Şizofreniform bozukluk, Şizofreni, Hezeyanlı bozukluk, Somatoform Bozukluklar, Somatizasyon bozukluğu, Konversiyon bozukluğu, Hipokondriazis Diğerleri

Depersonalizasyon bozukluğu, yapay bozukluk, Temaruz

Panik atak yaşantılarının görüldüğü
diğer genel tıbbi durumlar : Endokrin Bozuklukları, Hipo/hipertiroidizm, Feokromasitoma, Hipoklisemi, Hiperkortisolizm, Entoksikasyonlar, Kafein, Kokain, Amfetamin, Yoksunluk Belirtileri

Sedatifler, Barbitüratlar, Alkol, Diğer Etkenler,  (PAT) Paroksismal atrial taşikardi
Beyin tümörü, Epilepsi, Demyelizan hastalıklar, Ağır metal entoksikasyonları
Vitamin B12 eksikliği, Brusellozis, Kollagen doku hastalıkları, Aspirin intoleransı
KOAH, Pulmoner emboli

(Şerif ÖZER,1998)


PANIK ATAK ALT TIPLERI :

Üç panik atak alt tipini kısaca belirtelim.

1) Beklenmedik Panik Atakları :
Hiçbir nedene bağlı olmaksızın birdenbire ve kendiliğinden (spontan) ortaya çıkan panik atakları. Panik bozukluğunda görülen ataklar bu türdendir.

2) Duruma Bağlı Panik Atakları :
Hemen her zaman, tetikleyen bir duruma bağlı olarak ve bu durum ya da nesneyle karşılaşıldıktan hemen sonra ortaya çıkan panik ataklarıdır. (Örneğin: Özgül fobilerde yılan ya da köpek ile her karşılaşıldığı zaman ortaya çıkan panik atağı bu türdendir).

3) Durumsal yatkınlık Gösterilen Panik Atakları :

Çoğu zaman panik atağına neden olan tetikleyici bir durum ya da nesne bulunmamakla birlikte, bu tür panik atağı tetikleyici ile her karşılaşmada ya da her karşılaşmadan hemen sonra ortaya çıkmayabilir. (Örneğin: Atakları daha çok araba kullanırken ortaya çıkan bir kişinin, araba kullandığı ancak panik atağının görülmediği zamanların da bulunması ya da panik atağının araba kullanmaya başladıktan hemen sonra değil de uzun bir süre sonra ortaya çıkması gibi).

PANIK BOZUKLUĞU ALTTIPLERI:

Araştırmacılar, panik bozukluğunun tek tip bir bozukluk değil, karakteristik bazı özellikler açısından farklı gruplar altında kümelendiğini farketmişler, panik bozukluğunu farklı alttipler altında tanımlamaya çalışmışlardır. Bu alttipler;
Klasik panik bozukluğu : Kişide önce çarpıntı, heyacan, hızlı soluk alıp verme ve boğazda düğümlenme başlar. Göğüste sıkışma, sol kola vuran ağrı ve uyuşma görülür. Sanki kalbin solunumun duracağı, kalp krizi geçirileceği hissi oluşur.

Kognitif panik : Daha çok kişinin bilinç ve algılama sistemlerini etkiler. Kendini, bedenini tam, gerçekçi ve bütüncül algılayamama, ruhun bedenden ayrılması hissi, etrafı sisli, cisimleri uzaktan farklı algılama, baş dönmesi, boşlukta olma hissi oluşur.

Nonkognitif panik : Kognitif panikteki belirtiler görülmez. Daha çok bir fenalık, göğüste baskı, çarpıntı hissi oluşur.

Aleksitimik panik : Zaman zaman nöbet şeklinde ortaya çıkan bedensel belirtilerin ortaya çıktığı bir alttiptir.

Gastro intestinal panikler : Midede, karında başlayıp göğüse doğru dalga dalga yayılan fenalık hissidir. Boğazda düğümlenme, tıkanma hissi oluşur. Bulantı, şişkinlik, gaz, ishal olabilir.

Korkusuz (nonfearful) panik bozukluğu : Panik bozukluğu tanı kriterlerini tam olarak karşılayan bir durumdur. Buradaki panik ataklarda subjektif bir korku ve anksiyete görülmez. Bu gruptakiler, nöroloji ve kardiyoloji uzmanlarına daha çok müracaat ederler. kardiyolojji hastaları arasında bu oran %40''lar civarında bulunmuştur.

Uyku (noktural) panik atakları : Herhangi bir gerçek neden yokken, uykudan ani bir çarpıntı ve korku ile uyanıldığı yineleyici paniklerdir. Panikle hemen pencere açılır ve hava alınmaya çalışılır. Uykuda "panik gelir ölürüm" anksiyetesi kişinin uykusunu kaçırır, kişi uyumaktan kaçınır.

Uyku panik bozukluğunda en sık görülen belirtiler dispne, sıcak basması ve bunu izleyen çarpıntılardır. Klasik panik bozukluğu ile karşılaştırıldığında, belirtiler klinik olarak daha ciddi ve ağırdır. Atak sıklığı daha fazla, somatik (bedensel) duyumlar daha yoğundur.

Uyku panik bozukluğu olanlar arasında ve bu kişilerin geçmiş yaşam öykülerinde depresyona daha sık bir şekilde rastlanmaktadır.

Başlangıçta sadece uykuya dalma güçlüğü görülürken, uykuda gelen yineleyici paniklerle uykuya dalma korkusu gelişir. Bu kişiler, tek başlarına yatağa gitmekten, yalnız yatmaktan ve uykuya dalmaktan korkarlar. Klasik paniklerdeki ölüm korkusu, aklını kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu ile kontrolünü kaybetme korkusu daha seyrek rastlanan belirtilerdir.

Uyku panik bozukluğu ile klasik panik bozukluğu arasındaki farklar :

Dispne, sıcak basması, çarpıntı daha sıktır Somatik duyumlar daha fazladır.
Klinik daha ağır ve daha şiddetlidir. Gün içindeki atak sayısı daha fazladır.
Geçmişlerinde ve halen depresyon daha sıktır. Uyku bozukluklarının her türü daha fazladır.
Uykuya dalma korkusu fazladır. Çıldırma, kontrolünü yitirme ve ölüm korkusu daha azdır.
Uykunun non-REM döneminde ortaya çıkar. En çok görülen tetikleyici etkenler:
Relaksasyon ve uyku deprivasyonudur. olarak sıralanabilir.
 


PANIK BOZUKLUĞUNDA DIKKATI ÇEKEN NOKTALAR :
 

Genel nüfusun %10''unun yaşamlarında en az bir kez panik atak yaşantısı geçirdikleri tahmin edilmektedir.
Genel nüfusun %6''sında panik bozukluğunun geliştiği tahmin edilmektedir.
Panik bozukluğu problemi olanların %50''sinde agorafobinin geliştiği görülmektedir.
Agorafobi, %75 oranında panik bozukluğunun ilk bir yılı içinde ortaya çıkmaktadır.
Panik bozukluğu olanlarda depresyonun (%50), intihar girişimleri (%20) ve intihar düşüncelerinin (%40)ortaya çıkma olasılığı oldukça yüksektir.
Panik bozukluğu olanlarda sosyal fobinin görülme olasılığı %30''lar civarındadır.
Alkol ya da madde kullanım bozuklukları daha sık görülmektedir.
Panik bozukluğu olanlarda, somatizasyon bozukluğu, iki uçlu mizaç bozuklukları ve şizofreni gibi psikiyatrik sorunların görülme sıklığı daha yüksek olduğu bulgulanmıştır.

RISK FAKTÖRLERI :

Panik bozukluğunun risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:
20-35 yaş arasında bulunmak
Kadın olmak
Ayrılmış, boşanmış ya da dul olmak
Özellikle erken yaşlarda ayrılık anksiyetesi öyküsünün bulunması
Çocuklukta cinsel taciz öyküsü
Erken yaşlarda aşırı sorumluluk yüklenmek
Geçmiş yaşam öykülerinde travmatik yaşantılar
Düşük eğitim düzeyinde bulunmak
Kentlerde yaşamak
Depresyonla iligili geçmiş yaşam öyküsü
Ailede ve yakınlarda panik atak ya da depresyon yaşantıları


PANIK BOZUKLUĞUN TEDAVISI :

Panik bozukluğunun tedavisinde insanın üç farklı boyutu esas alınır :
Fiziksel boyut (duyumlar)
Zihinsel boyut (düşünceler)
Davranışsal boyut (davranışlar)

Bu üç farklı boyutta temel olarak üç aşamalı bir tedavi süreci esastır :
Panik atakların durdurulması
Beklenti anksiyetesinin giderilmesi
Panik ataklara bağlı olarak ortaya çıkan agorafobi ve diğer kaçınmalarla, davranış değişikliklerinin düzeltilmesi.

Bu üç aşama ile ilgili çalışmalar, farklı yaklaşımlarca farklı şekillerde ele alınır. Belli başlı tedavi yaklaşımlarını şu şekilde sıralayabiliriz:
 

Farmokolojik (ilaçla) Tedavi : Panik bozukluğunun ilaçla tedavisinde, trisiklikler, benzodiazepinler, MAOI''ler, RIMA, SSRI''ler ve diğer serotonerjik ilaçlar kullanılmaktadır.

Davranışçı yaklaşımlar : Önceden belirlenmiş sınırlı hedefler doğrultusunda, hastanın kaçındığı yer ve durumlar ile, aşamalı olarak tekrar tekrar karşılaştırılmasını içeren "üzerine gitme" ve "duyarsızlaştırma" eğitimleri. Böylece, kaçınılan yer ve durumlar karşısında yaşadığı anksiyete ve korkulara karşı duyarsızlaştırılmaya çalışılır.

Bilişsel yaklaşımlar : Hastanın farkedemediği nedenlerle ortaya çıkan çarpıntı, terleme, nefes alamama, baş dönmesi, vb. panik atağının bedensel belirtilerinin, kalp krizi geçirerek öleceği, felç geçireceği ya da çıldıracağı şeklindeki gerçekçi olmayan inanışların, felaket beklentilerine dönüşmüş yanlış yorumların giderilmesine çalışılır. hastalık ve hastalığın işleyiş süreçleri üzerinde bilgilenmek esastır.

Bilişsel-Davranışçı yaklaşımlar : Hem davranışçı hem de bilişsel yaklaşımların bir sentezi şeklinde ortaya çıkan bir yaklaşımdır.

Psikodinamik yaklaşımlar : Daha çok psikodinamik süreçlere ağılık vererek, bu süreçleri aydınlatıp açığa çıkartarak panik bozukluğunu tedavi etmeye çalışır.

Panik bozukluğunun tedavisinde, klasik tedavi yaklaşımları içinde ya da yanında,
Nefes alma teknikleri ve diyafram güçlendirme ile ilgili çalışmalar,
Egzersiz ve Gevşeme teknikleri,
İmgeleme çalışmaları,
Katatonik Görüntü Yaşantısı,
Hipnoterapi
gibi uygulamalar ve teknikler de etkili bir şekilde kullanılıyor.

 


Sponsor bağlantılar, Chat, Şirket Ara

SOHBET EKART FIKRA OYUN GÜZEL SÖZLER

umutdolu.net © Copyright 2014 Web Design